ÇATILMA
Çatılmak işi
ÇATKAPI
Beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak
ÇATLAMA
Çatlamak işi
ÇATMA
Çatmak işi
ÇAYAN
Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan
ÇAYCUMA
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
ÇAYKARA
Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
ÇAĞ
Zaman dilimi, vakit
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus)
ÇAĞILTI
Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı
ÇEHRECE
Çehre bakımından
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEM
Yeşil yapraklı, dikensi, ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
ÇEKVALF
Depodaki suyun geri kaçmasını önlemek için kullanılan araç, çek vana
ÇEKÜL
Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul
ÇEKİKÇE
Çekiğe yakın, biraz çekik
ÇEKİNTİ
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇEKİÇ
Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti
ÇELMECE
Aklı karıştıracak biçimde
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇELİŞME
Çelişmek durumu, tenakuz
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak
ÇEPELLİ
İçinde sap, taş, toprak vb. yabancı madde bulunan
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse
ÇETELE
Çizilerek veya oyularak açılan kertik
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma
ÇIKAK
Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç
ÇIKARMA
Çıkarmak işi, emisyon
ÇIKIN
Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı
ÇIKIT
Çıkak
ÇIKMA
Çıkmak işi
ÇIRAKMA
Şamdan
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek
ÇITAK
Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan
ÇITLAMA
Çıtlamak işi
ÇIYAN
Çok ayaklılardan, sarımtırak renkte, zehirli bir böcek (Scolopendra)
ÇOCUK
Küçük yaştaki erkek veya kız
ÇOK
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
ÇOKSAMA
Çoksamak işi