ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEPİN
Bahçelerde kullanılan küçük çapa
ÇERGECİ
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
ÇEÇ
Tahıl yığını
ÇIFIT
Yahudi
ÇIKAK
Çıkılacak yer, çıkıt, mahreç
ÇIKARTI
Boşaltım ile vücuttan dışarı çıkan madde, ıtrah maddesi
ÇIRALIK
Çıra olarak kullanılmaya elverişli (ağaç, tahta)
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek
ÇUHADAR
Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri
ÇÖL
Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye
ÇÖP
Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası
ÇİM
Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium)
ÇİT
Bağ, bahçe, bostan vb. yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı
ÇİZGİ
Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril