ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇAKER
Kul, köle, cariye, yanaşma
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla sergilenen abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
ÇAM
Çamgillerin örnek bitkisi olan, dört mevsim yeşil kalabilen, iğne yapraklı, yurdumuzda birçok türü yetişen bir orman ağacı (Pinus)
ÇAMARDI
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
ÇAMAŞ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
ÇAMBALI
Arıların sarı çam üzerinde bulunan yaprak bitlerine salgıladıkları sıvıdan oluşturdukları bir bal türü
ÇAMOLUK
Giresun iline bağlı ilçelerden biri
ÇAMÇA
Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus)
ÇANKAYA
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
ÇANKIRI
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ÇANTA
Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap
ÇANÇAN
Sürekli ve yüksek sesle edilen gevezelik
ÇAP
Cisimlerin genişliği, kutur
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
ÇAPLA
Maden kazımak için kullanılan çelik kalem
ÇAR
Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen unvan
ÇARE
Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası
ÇASAR
Viyana'da oturan Alman imparatoruna verilen unvan
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı
ÇATALCA
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
ÇATKAPI
Beklenmedik bir zamanda kapıyı çalarak
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
ÇAYCUMA
Zonguldak iline bağlı ilçelerden biri
ÇAĞLA
Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
ÇEKELEZ
Sincap
ÇEKER
Bir tartma aletinin kaldırabildiği ağırlık miktarı
ÇEKEREK
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme
ÇEKTİRİ
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme
ÇEKVALF
Depodaki suyun geri kaçmasını önlemek için kullanılan araç, çek vana
ÇEKÜL
Ucuna küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç, şakul
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇEKİÇ
Çivi çakma, madenleri dövme vb. işlerde kullanılan saplı bir el aleti
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç)
ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan