ÇABUCAK
Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ
ÇADIRCI
Çadır diken veya satan kimse
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
ÇALÇENE
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
ÇAMURLU
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
ÇANAKÇI
Çanak yapan veya satan kimse
ÇANTACI
Çanta yapan veya satan kimse
ÇANÇAN
Sürekli ve yüksek sesle edilen gevezelik
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı
ÇAPAÇUL
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
ÇAR
Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen unvan
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı
ÇARIKÇI
Çarık yapan veya satan kimse
ÇARŞI
Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri
ÇASAR
Viyana'da oturan Alman imparatoruna verilen unvan
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde `çat pat` diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
ÇATIŞKI
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
ÇAVALYE
Çavela
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse
ÇAÇARON
Geveze
ÇAĞRI
Birinin bir yere gelmesini isteme, davet
ÇEK
Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse
ÇEKECEK
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet
ÇEKEK
Kayık, mavna ve küçük gemilerin karaya çekildikleri yer
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif
ÇEKİŞLİ
Çekme gücünü ön veya arka tekerleklerden alan (araç)
ÇELEK
Boynuzu kırık veya eğri hayvan
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat
ÇELİM
Güç, kuvvet
ÇELİŞKİ
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması, tenakuz, paradoks
ÇEMENLİ
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
ÇEMİÇ
Dut veya üzüm kurusu
ÇENE
Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
ÇENEBAZ
Çok konuşan, çenesi kuvvetli, çeneli
ÇENETLİ
İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇERÇEVE
Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
ÇETELE
Çizilerek veya oyularak açılan kertik
ÇETİN
Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç (II), zor, müşkül
ÇEVRECİ
Çevre kirliliği sorunlarıyla uğraşan kimse veya topluluk
ÇEVİRGE
Bilgisayar verilerini telefon hattı vb. iletişim hatları üzerinden gönderen elektronik araç, modem
ÇEÇEN
Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar
ÇEŞNİ
Yiyeceğin ve içeceğin tadı, tadımlık
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
ÇIBAN
Vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride veya deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma