ÖNRAPOR
Esas rapora dayanak olmak üzere hazırlanmış olan ön bilgi yazısı
ÖNSEL
Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan, apriori
ÖNSES
Kelimenin oluşturan seslerden ilki
ÖNSEÇİM
Genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılmasıyla yapılan seçim
ÖNSÖZ
Kitapların giriş kısmına konulan, o eserin konusunu, amacını, işleniş biçimini anlatan yazı, sunuş, söz başı, ön deyi, mukaddime
ÖNTASAR
Herhangi bir tasarın ilk biçimi
ÖNTASIM
Vargısı başka bir tasımda küçük veya büyük önerme durumunda olan tasım
ÖNTEKER
Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek
ÖNVURGU
Yer adlarında, zarf, bağlaç ve ünlem olarak kullanılan bazı kelimelerde, ilk hecede bulunan vurgu: A'nkara, Ka'yseri, a'nsızın gibi
ÖNYARGI
Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
ÖNÜSIRA
Önünden, çok uzak olmayan bir aralıkla
ÖRDEK
Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas)
ÖREKE
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
ÖRGEN
Organ, uzuv
ÖRGÜN
Bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan
ÖRGÜTLÜ
Örgütlenmiş olan, teşkilatlı
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
ÖRTENEK
Hayvanların vücudunu örten deri, kıl, tüy, pul vb. dokuların bütünü
ÖRTMECE
Söylenmesi kaba, çirkin veya sakıncalı görülen nesnelerin, kavramların, başka kelimelerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması, edebikelam
ÖRTÜSÜZ
Örtüsü olmayan
ÖRÜCÜ
Örme işi yapan kimse
ÖRÜLÜ
Örülmüş olan
ÖRÜMCEK
Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea), örümce
ÖTANAZİ
Ölme hakkı
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖTEKİSİ
Ötede bulunan, diğeri, başkası
ÖTÜCÜ
Güzel öten, ötüşü güzel olan
ÖVÜNMEK
Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
ÖZALP
Van iline bağlı ilçelerden biri
ÖZBEK
Özbekistan Cumhuriyeti'nde yaşayan, Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse
ÖZDEŞ
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan
ÖZELDİL
Aynı meslekten olanların veya aynı iş alanında çalışanların kendi aralarında konuştukları dil
ÖZELLİK
Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa(I), mahsusluk, spesiyalite
ÖZERK
Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom
ÖZGECİL
Özgeci tutumu olan
ÖZGÜR
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, hür
ÖZGÜVEN
İnsanın kendine güvenme duygusu
ÖZKESİT
Tomruğun boyu yönünden alınan ve özünden geçen kesit yüzeyi
ÖZLEMLİ
Özlemi olan, özleyen, hasretli
ÖZNEL
Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı
ÖZSAYGI
İnsanın kendine duyduğu saygı, onur, haysiyet, izzetinefis
ÖZSEVER
Kendi benliğine bağlanan, hayran olan (kimse), narsist
ÖZTAHTA
Tomruğun özünden geçecek biçimde kesilerek alınan tahta
ÖZVATAN
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
ÖZÇEKİM
Kamerası olan cep telefonu veya tablet kullanarak kişinin kendi kendini veya kendisiyle birlikte bir grubu çektiği fotoğraf
ÖZÜRSÜZ
Özrü olmayan
ÖZİŞLER
Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması, öz devim, otomasyon
ÖÇ
Kötü bir davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işi, intikam