ÖCÜ
Küçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı
ÖDEM
Dokularda, hücreler arası boşluklarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.
ÖDLEKÇE
Ödleğe yaraşır, ödlek gibi
ÖHÖ
Bir kimsenin kendi varlığını belli etmek, söylenen bir şey üzerine dikkat çekmek, birine takılmak vb. amaçlarla öksürür gibi yaparak çıkardığı ses
ÖKSEOTU
Ökse otugillerden, elma, armut, ıhlamur, kiraz, erik vb. ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan, üzüme benzer yemiş veren, saplarından ökse çıkarılan bitki, burç (II) (Viscum album)
ÖLÜDOKU
Bir çarpma veya zedelenme sonucu oluşan yaradaki ölü hücre kümesi
ÖLÜMLÜK
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para
ÖLÜMÜNE
Her türlü olumsuzluğu var gücüyle göze alarak
ÖNBİLGİ
Herhangi bir konuda derinlemesine bir araştırma yapmadan sağlanan birtakım bilgi
ÖNDEYİŞ
Bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce, geçmiş birtakım başka olguları anlatan ilk bölüm, prolog
ÖNELEME
Yarışmalara veya sınavlara katılacak esas kişileri belirlemek için yapılan eleme
ÖNKOL
Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü
ÖNODA
Gözde saydam tabaka ile iris arasında kalan boşluk
ÖNOLOJİ
Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen bilim dalı
ÖNTEKER
Araçların ön düzeninde yer alan tekerlek
ÖNVURGU
Yer adlarında, zarf, bağlaç ve ünlem olarak kullanılan bazı kelimelerde, ilk hecede bulunan vurgu: A'nkara, Ka'yseri, a'nsızın gibi
ÖNYARGI
Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı, peşin yargı, peşin hüküm, peşin fikir
ÖNÜSIRA
Önünden, çok uzak olmayan bir aralıkla
ÖRENLİK
Ören durumuna gelmiş yer, harabelik
ÖRGÜT
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat
ÖRK
Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip, örük
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak
ÖRS
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç
ÖRÜMCEK
Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea), örümce
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı
ÖVÜNMEK
Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
ÖZDEŞ
Her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan
ÖZELDİL
Aynı meslekten olanların veya aynı iş alanında çalışanların kendi aralarında konuştukları dil
ÖZÇEKİM
Kamerası olan cep telefonu veya tablet kullanarak kişinin kendi kendini veya kendisiyle birlikte bir grubu çektiği fotoğraf
ÖZİŞLER
Endüstride, yönetimde ve bilimsel işlerde insan aracılığı olmadan işlerin otomatik olarak yapılması, öz devim, otomasyon
ÖĞÜTMEK
Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek