İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)
İNFAK
Nafaka verip bir kimsenin geçimini sağlama
İNFİLAK
Güçlü bir biçimde patlama
İNFİRAK
Ayrılma
İNHİMAK
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma
İNKAR
Yaptığını, söylediğini, tanık olduğunu saklama, gizleme, yadsıma
İNKISAM
Bölünme, taksim edilme
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı
İNSANCA
İnsana yakışan, insana özgü olan, insanla ilgili, insani
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNSİYAK
İçgüdü
İNTAK
Konuşturma söyletme
İNTİBAK
Uyum
İNÇ
Uzunluğu 2,54 santimetre olan İngiliz uzunluk ölçü birimi, parmak, pus
İNİLMEK
İnme işi yapılmak
İPLİCİK
Sığırların soluk borularına yerleşen ve ara konakçısız bulaşan, en çok 8 santimetre uzunluğunda akciğer kıl kurdu (Dictyocaulus viviparus)
İRTİFAK
Dayanma
İRİCE
İriye yakın, biraz iri
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İRİS
Saydam tabaka ile göz merceği arasında bulunan, ince, kasılabilen bir zardan oluşan, gözün renkli bölümü
İRİTE
`Sinirlendirmek, rahatsız etmek` ve tıp alanında `tahriş etmek, kaşındırmak` anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSALE
Akıtma
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLEMEK
İse tutup karartmak
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSLİM
Gücünden yararlanmak için elde edilen buhar, istim
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSMETLİ
Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi
İSNADEN
Dayanarak
İSPİNOZ
İspinozgillerden, gagası kısa ve koni biçiminde, sırt tüyleri yeşilimtırak mavi, boynu ve karnı kırmızı renkte, güzel sesli bir kuş (Fringilla coelebs)
İSTADYA
Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç
İSTEMEK
İstek duymak, arzulamak
İSTİBAT
Olmasını uzak görme, imkân vermeme, uzaksama, ıraksama
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İTEKAKA
Kaba ve hoyrat bir biçimde iterek
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
İTTİFAK
Anlaşma, uyuşma, bağlaşma
İTTİHAZ
Sayma, tutma, ... olarak görme
İTİLMEK
İtme işi yapılmak
İVMEK
Çabuk davranmak, acele etmek
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İYİCE
İyiye yakın
İYİCENE
Tam olarak, adamakıllı
İYİHAL
Bir kimsenin yaşayışında kötü ve sakıncalı bir durum olmama hâli, hüsnühâl
İYİKİ
güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu
İYİMSER
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist