İKNA
Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma
İKON
Bilgisayarda kullanılacak herhangi bir programı simgeleyen küçük resim
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İKSİR
Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı
İKTİRAN
Yaklaşma
İKTİSAP
Kazanma, edinme, edinim
İKİLE
`defol git, kaybol` anlamlarında kullanılan bir söz
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan
İKİNCİL
Sırada önem bakımından ikinci derecede olan, tali, sekunder
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İKİZ
İkisi bir arada doğan (çocuk)
İKİZLER
Zodyak üzerinde Boğa ile Yengeç arasında bulunan takımyıldızın adı, Cevza
İLA
Belirtilen sayıların da dâhil edildiği aralığı anlatan söz
İLAH
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
İLAHE
Tanrıça
İLAM
Bildirme, anlatma
İLAN
Duyuru
İLAVELİ
Eki olan
İLAÇ
Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva
İLAÇSIZ
İlacı olmayan
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLEK
İncirin döllenmesini sağlayan sinek
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek, lanet etmek
İLERİ
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İLERİDE
Gelecekte, gelecek zamanda
İLETKEN
Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
İLGEÇLİ
İlgeci olan, edatlı
İLGİEKİ
Bağlantı kavramı veren -ki eki, aidiyet eki
İLGİSİZ
İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne
İLK
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
İLKADIM
Başlangıç
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İLKELCİ
İlkelcilik yanlısı olan (sanatçı), primitivist
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLKİN
Başta, başlangıçta, önce, iptida
İLLETLİ
Hastalığı olan
İLTİBAS
Andırışma
İLTİFAT
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
İLTİHAP
Yangı
İLİKSİZ
İliği olmayan
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
İMA
Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
İMALAT
Ham madde işlenerek yapılan her türlü mal
İMALI
Üstü kapalı, örtülü (söz veya davranış)
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse
İMANIM
(imanım) `kardeş, arkadaş` anlamında kullanılan bir seslenme sözü
İMANSIZ
İnançsız
İMANİYE
İnancılık
İMBİK
Damıtmaya yarayan, damıtma işinde kullanılan araç, damıtıcı