İRTİCAİ
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
İRİDYUM
Atom numarası 77, atom ağırlığı 193,1, yoğunluğu 22,4 olan ve platin filizlerinde bulunan değerli bir element (simgesi Ir)
İRİN
Organizmanın herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüş hücre artıklarından ve bozulmuş akyuvarlardan oluşan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSPAT
Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt
İSTER
Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTRİYUM
Atom numarası 39, atom ağırlığı 88,92, yoğunluğu 4,6 olan, seryum filizlerinde bulunan, gri renkli, değerli bir element (simgesi Y)
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYOT
Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I)
İYİMSER
Genellikle her düşünce ve işi iyi olarak değerlendiren, kötümser karşıtı, nikbin, optimist
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZABE
Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme
İZMİR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇDENGE
Ruhsal durum, psikolojik yapı
İÇERLEK
Yanındakilerden daha içeride, daha geride bulunan
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇKAPAK
Kitabın dış kapaktan sonra gelen, adını ve bazı özelliklerini içeren sayfa
İÇİÇE
Biri ötekinin içinde veya birine ötekinden geçilen
İĞ
Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen
İĞAĞACI
Ana yurdu Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile kara kalem resim yapılan küçük bir ağaç (Euonymus)
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İŞAÇMAK
uğraştırıcı, gereksiz bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmak
İŞERİ
Elinden iyi iş gelen, becerikli kimse
İŞGAL
Bir yeri ele geçirme
İŞGALCİ
İşgal eden, ele geçiren (kimse)
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
İŞLEVCİ
İşlevi yerine getiren kimse veya nesne
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi
İŞTİYAK
Göreceği gelme, özleme
İŞVEREN
İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron