İSTEK
Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk
İSTEKLİ
Bir şeye karşı isteği olan
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet
İSTİDAT
Yetenek
İSTİHZA
Gizli veya kinayeli bir biçimde alay
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İSTİZAN
Yetki isteme, izin isteme
İTAATLİ
Söz dinleyen, buyruğa uyan, itaatkâr
İTEĞİ
Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu
İTKOPUK
Değersiz, terbiyesiz, aşağılık kimse
İTÇE
Terbiyesiz bir biçimde
İTİMAT
Güven, güvenç, emniyet
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İYİCE
İyiye yakın
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZAFİYE
Görecelik
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği
İZBE
Basık, loş, nemli, kuytu (yer)
İZBELİK
İzbe yer
İZMİR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇISI
Yer yuvarlağının içindeki ısı
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSİZ
İçi olmayan (taneli sebze veya kuru yemiş)
İÇTÜZÜK
Bir kuruluş, meclis, kurum vb.nin iç işlerini düzenleyen tüzük, dâhilî nizamname
İÇYÜZ
Herkesçe bilinmeyen, anlaşılmayan ve görünenden büsbütün başka olan neden veya nitelik, mahiyet, zamir (II), künh
İÇİDAR
Beklemeye dayanamayan, tez canlı, sabırsız
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞADAMI
Kazanç sağlamak amacıyla ticaret veya sanayiye yatırım yapan kişi
İŞGAL
Bir yeri ele geçirme
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet
İŞLEK
Çok işleyen, canlı, hareketli
İŞLEMEK
Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
İŞLEV
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
İŞLEVCİ
İşlevi yerine getiren kimse veya nesne
İŞLİK
Atölye
İŞTAH
Yemek yeme isteği