İSLAMCI
Müslümanlığın esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen
İSLİKÜF
Toprakta ve gübreliklerde çürükçül yaşamakla birlikte kulak, burun, akciğer asalağı olarak da gelişebilen asklı mantar (Aspergillus fumigatus)
İSMET
Ahlak kurallarına bağlı kalma durumu, sililik
İSMETLİ
Ahlak kurallarına bağlı, ismet sahibi
İSPALYA
Herek
İSPİRTO
Alkol
İSPİYON
Birinin sırlarını, davranışlarını, düşüncelerini gözleyip başkalarına bildirerek çıkar sağlama, ispiyonlama, gammazlama
İSTEM
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu
İSTİARE
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama
İSTİFÇİ
Malları, eşyayı istif eden görevli
İSTİHZA
Gizli veya kinayeli bir biçimde alay
İSTİMAL
Kullanma
İSTİNAS
Alışma
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İSVEÇLİ
İsveç halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İSYAN
Başkaldırı
İSYANCI
Başkaldırıcı
İTALYAN
İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
İTALİK
Eğik yazı
İTHAL
İçine alma
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İTTİSAL
Bitişme
İTİKAL
Erozyon
İTİNALI
Özenli
İVRİNDİ
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
İYİHAL
Bir kimsenin yaşayışında kötü ve sakıncalı bir durum olmama hâli, hüsnühâl
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZAFE
Bir şeye veya bir kimseye bağlama, mal etme, yakıştırma
İZALE
Yok etme, giderme
İZAÇ
Bunaltma, tedirgin etme, baş ağrıtma, can sıkma
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma
İZMARİT
İzmaritgillerden, pullu ve kılçıklı bir tür küçük balık (Maena smraris)
İZMİR
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
İZOLE
Yalıtılmış
İZOMER
Aynı oranlarda birleşmiş aynı elementlerden oluşan fakat moleküllerinde atom gruplaşmaları değişik olduğu için birbirlerinden farklı özellikler gösteren (maddeler)
İZİN
Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet
İÇ
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇCEP
Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep
İÇDENGE
Ruhsal durum, psikolojik yapı
İÇDÜNYA
Bireyin ruhsal yaşamının bütünü
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
İÇMİMAR
Bir yapıyı, kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse, dekoratör
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin