İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav
İÇCEP
Palto, pardösü, ceket gibi giysilerin iki ön parçasına açılan cep
İÇCÜMLE
Bir cümle içinde tümleç gibi kullanılan başka bir cümle, iç tümce
İÇDÜNYA
Bireyin ruhsal yaşamının bütünü
İÇERMEK
İçine almak, içinde bulundurmak, ihtiva etmek
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf
İÇETMEK
eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeyerek kendine mal etmek
İÇGÖBEK
Çiçeklerin dişi organında yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇISI
Yer yuvarlağının içindeki ısı
İÇKAPAK
Kitabın dış kapaktan sonra gelen, adını ve bazı özelliklerini içeren sayfa
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇKULAK
Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü, dolambaç
İÇKİN
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç
İÇLEM
Bir kavramın çağrıştırdığı kapsama giren niteliklerin veya taşıdığı özelliklerin bütünü, tazammun
İÇMİMAR
Bir yapıyı, kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse, dekoratör
İÇPAZAR
Ülke içinde yapılan satış
İÇPİLAV
Tavla zarı büyüklüğünde doğranmış kuzu ciğeri, fıstık, pirinç, kuş üzümü, yağ ve baharat kullanılarak pişirilen bir pilav türü
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İÇSAVAŞ
Bir ülke içinde çıkan savaş, iç harp, dâhilî harp
İÇSEL
İçle ilgili, içe ilişkin, dâhilî
İÇSES
Kelimenin ön sesle son sesi arasında kalan ses veya sesler
İÇTÜZÜK
Bir kuruluş, meclis, kurum vb.nin iç işlerini düzenleyen tüzük, dâhilî nizamname
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç
İÇTİMA
Askerlerin silahlı ve donatılmış olarak toplanmaları
İÇTİNAP
Sakınma, çekinme, kaçınma
İÇYÜZ
Herkesçe bilinmeyen, anlaşılmayan ve görünenden büsbütün başka olan neden veya nitelik, mahiyet, zamir (II), künh
İÇİCİ
İçme işini yapan (kimse)
İÇİRMEK
İçmesine yol açmak, içmesini sağlamak
İÇİÇE
Biri ötekinin içinde veya birine ötekinden geçilen
İĞ
Pamuk, yün vb.nden iplik eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve çengelli olan, ağaçtan yapılmış araç, eğirmen, kirmen
İĞAĞACI
Ana yurdu Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile kara kalem resim yapılan küçük bir ağaç (Euonymus)
İĞCİLİK
İğcinin yaptığı iş
İĞDEMİR
Marangozlukta ağaç delmek için kullanılan çelik araç
İĞNECİK
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı
İĞNELİK
Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı
İĞİPLİK
Mitoz bölünme sırasında oluşan iğ biçimindeki uzantı, iğ
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞ
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
İŞALMAK
yapılması kesinleşen bir işi üstlenmek, taahhüt altına girmek
İŞDEĞİL
bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz
İŞERİ
Elinden iyi iş gelen, becerikli kimse
İŞETMEK
aldatmak, birine beklemediği bir davranışta bulunarak onu zarara sokmak
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞHACMİ
Ticari kuruluşlarda bir yıl içinde yapılan işlemlerin toplam değeri, ciro
İŞKAL
Güçleştirme, zorlaştırma, çetinleştirme
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞKOLİK
İşine düşkün, işsever
İŞLEM
Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat