İĞNELİK
Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı
İĞRENME
İğrenmek işi
İĞRENİŞ
İğrenme işi
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir
İŞALMAK
yapılması kesinleşen bir işi üstlenmek, taahhüt altına girmek
İŞARİOY
Parmak veya el kaldırarak verilen oy
İŞDEĞİL
bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz
İŞERİ
Elinden iyi iş gelen, becerikli kimse
İŞGALCİ
İşgal eden, ele geçiren (kimse)
İŞGÜZAR
Gereği yokken, genellikle kendini göstermek için işe karışan (kimse)
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü
İŞKENCE
Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet
İŞLEK
Çok işleyen, canlı, hareketli
İŞLENME
İşlenmek işi
İŞLENTİ
İşleme yöntemi
İŞLENİŞ
İşlenme işi
İŞLEV
Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon
İŞLEVCİ
İşlevi yerine getiren kimse veya nesne
İŞOLA
yaptığı iş beğenilmediğinde `sanki iş görmüş gibi` anlamında kullanılan bir söz
İŞPORTA
Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi
İŞTİAL
Tutuşma, parlama, alevlenme
İŞTİGAL
Uğraşma, ilgilenme, meşgul olma
İŞVEREN
İşçileri ücretle çalıştıran gerçek veya tüzel kişi, çalıştıran, patron
İŞYOK
`o şeyden yarar beklememeli` anlamında kullanılan bir söz