İAŞE
Yedirip içirme, besleme, bakma
İCABET
Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme
İFADELİ
Belli bir ifade taşıyan
İHBAR
Bildirme, bildirim, haber verme
İHBARCI
Haber veren, bildiren kimse
İHBARLI
Önceden bildirilmiş, haber verilmiş
İKEBANA
Belli kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi
İLA
Belirtilen sayıların da dâhil edildiği aralığı anlatan söz
İLAH
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek, lanet etmek
İLENÇ
Beddua, kargış
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İMA
Dolaylı olarak anlatma, üstü kapalı olarak belirtme, işaretleme, anıştırma, ihsas
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMREN
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İMTİSAL
Bir örneğe göre davranma, uyma, benzemeye çalışma
İMZA
Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret
İNANMAK
Bir şeyi doğru olarak benimsemek
İNCEZAR
Beyni, omuriliği saran zarların en altta olanı
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
İNSANSI
İnsana benzeyen, insanı andıran, insanımsı, antropoit
İNTİZAR
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
İPEKSİ
İpeğe benzer, ipek gibi, ipeğimsi
İPHAM
Belirsizlik, kapalılık
İPLİKSİ
İpliği andıran, ipliğe benzeyen, iplik gibi, ipliğimsi
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
İSMEN
Adını belirterek, adını söyleyerek, adını vererek
İSNAT
Bir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme
İSOT
Kırmızı, acı biber
İSPANYA
Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu
İSTOP
Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun
İSTİSNA
Bir kimse veya bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma
İVESİ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, başı kahverengi, kirli sarı veya siyah olan, vücudu beyaz, yapağısı kaba ve karışık olan, süt verimi yüksek bir tür koyun
İYİ
İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
İZABE
Madenleri ergitme, sıvı durumuna getirme
İZBE
Basık, loş, nemli, kuytu (yer)
İZBELİK
İzbe yer
İZHAR
Belirtme, gösterme, açığa vurma
İZLENCE
Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program
İÇBÖLGE
Bir limanı ithalat ve ihracat etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge, art bölge, hinterlant
İÇGÖBEK
Çiçeklerin dişi organında yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ
İÇHAT
İş yerlerinde bulunan santrallerde iş yeri içindeki bağlantıyı sağlayan haberleşme ağı
İÇREK
Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi, öğreti), bâtıni, ezoterik, dışrak karşıtı
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İÇİDAR
Beklemeye dayanamayan, tez canlı, sabırsız
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at)
İİ
Türk alfabesinin on ikinci sırasında yer alan ve İ adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince, düz, dar ünlüyü gösterir