İBRET
Kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç
İBİŞ
Orta oyununda çoğu kez aptal uşak rolünü oynayan komedyen
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik
İHMAL
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
İHRACAT
Bir ülkenin ürettiği malları başka bir ülkeye veya ülkelere satması, dış satım
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim
İHTİSAR
Sözü kısa kesme, kısaltma
İHTİŞAM
Görkem
İKEBANA
Belli kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan
İL
Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLETKEN
Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İLKELCE
İlkel
İLKELCİ
İlkelcilik yanlısı olan (sanatçı), primitivist
İLKESEL
İlke ile ilgili
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka
İMDAT
Tehlikede olana yapılan yardım
İMLEK
Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
İMRENCE
Herkesçe imrenilen şey veya kimse
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İNAL
Kendisine inanılan kimse
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNDİ
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
İNHİSAR
Tekel
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İNTİHAR
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri
İPTİDAİ
İlkel
İPÇİK
Bitkilerin erkek organlarında başçığı çiçeğe bağlayan ince sap
İS
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
İSA
`İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi` anlamındaki İsa'yı küstürdü, Muhammed'i memnun edemedi atasözünde geçen bir söz
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih
İSKEMLE
Arkalıksız sandalye
İSTEMLİ
Yapılıp yapılmaması insanın kendi isteğine bağlı olan
İSTİNAF
Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bir üst mahkemeye götürme
İSTİNGA
Yelkenleri toplamak için kullanılan halat
İTEĞİ
Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü
İTHALAT
Başka bir ülkeden mal getirme veya satın alma, dış alım
İVRİNDİ
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
İYE
Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip
İZCİLİK
İzci olma durumu, keşşaflık
İZLEK
Keçi yolu, patika
İZİNSİZ
Ceza olarak hafta sonu veya tatil günü çıkmasına izin verilmeyen (asker veya yatılı öğrenci)
İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav