İBARET
Oluşan, meydana gelen
İBLİSÇE
Şeytana yakışır
İBLİSÇİ
İblise bağlanan ve tapınan
İBRAZ
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
İBİŞ
Orta oyununda çoğu kez aptal uşak rolünü oynayan komedyen
İDAM
İnsan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası
İDDİACI
Dediğinde, iddiasında haksız da olsa direnen, inatçı (kimse)
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse
İFFET
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık, sililik
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik
İFNA
Yok etme
İHDAS
Ortaya çıkarma, meydana getirme
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim
İKEBANA
Belli kurallara göre yapılan çiçek düzenlemesi
İKLİM
Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava
İKNA
Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma
İKONA
Ortodokslarda İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimleri
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İKSİR
Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı
İKİLİ
İki parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İKİZLER
Zodyak üzerinde Boğa ile Yengeç arasında bulunan takımyıldızın adı, Cevza
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İLETMEK
Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek
İLKEL
İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
İLKELCİ
İlkelcilik yanlısı olan (sanatçı), primitivist
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse
İMAME
Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça
İMANSIZ
İnançsız
İMANİYE
İnancılık
İMDAT
Tehlikede olana yapılan yardım
İMDİ
Buna göre, şu hâlde, artık
İMGELEM
Hayal dünyası, imajinasyon
İMKAN
Yararlanılan uygun şart veya durum, olanak
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMRAHOR
Padişah ahırlarına ve onlarla ilgili gereçlere bakmakla görevli kimse
İMROZ
Vücudu beyaz, baş ve ayaklarda siyah lekeler bulunan, küçük cüsseli, uzun ve ince kuyruklu, kaba karışık ve uzun yapağılı, Gökçeada ve kısmen Çanakkale ilinde yetiştirilen bir tür koyun
İMTİHAN
Sınav
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İMZA
Bir kimsenin herhangi bir belgeyi yazdığını veya onayladığını belirtmek için her zaman aynı biçimde kullandığı işaret
İNADINA
Terslik olsun diye
İNAK
Dogma
İNAKSAL
Dogmatik
İNAL
Kendisine inanılan kimse
İNAM
Emanet, vedia
İNAN
İnanmak işi
İNANMAK
Bir şeyi doğru olarak benimsemek