İBATE
Barındırma
İBRAZ
Ortaya koyma, gösterme, meydana çıkarma
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı
İCMAL
Gösterge
İDARELİ
İdare etmesini bilen, iyi yöneten
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse
İDRAK
Anlama yeteneği, anlayış, akıl erdirme
İFLAS
Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik
İFRAT
Herhangi bir konuda çok ileri gitme, ölçüyü aşma, aşırı davranma, taşkınlık, tefrit karşıtı
İFRAZAT
Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar
İHALE
İş, mal vb.ni birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma
İHLAS
Temiz sevgi ve yürekten bağlılık
İHMAL
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme
İHTİRAS
Aşırı, güçlü istek
İKAZ
Uyarma, uyarı, dikkat çekme, ihtar, tembih
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İKİRCİL
İki anlama da gelen ve iki türlü yorumlanabilecek nitelikte olan, iki anlamlı
İLAHİ
`Bu ne hâl, ne tuhaf` gibi şaşma, sitem bildiren bir söz
İLE
Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
İLERİ
Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı
İLERİCİ
İlerlemeden yana olan, ileri düzeydeki toplumsal ve siyasi gelişmeleri benimsemiş olan (düşünce, kimse vb.), terakkiperver, gerici karşıtı
İLERİDE
Gelecekte, gelecek zamanda
İLK
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
İLKOKUL
Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep
İLTİFAT
Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse
İMAME
Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça
İMDAT
Tehlikede olana yapılan yardım
İMECE
Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi
İMLEK
Bir kurum veya kuruluşun kendine seçtiği, bazı ticaret eşyası üzerine konulan, o eşyayı üreten veya satanı tanıtan resim, harf vb. özel işaret, logo
İMLEMEK
İm koymak, imle göstermek
İMLEÇ
Fiziksel bir olayı kendiliğinden tespit edip çizen araç, kaydedici
İMLİK
Kitap sayfaları arasına konulan ve okunan yeri belirlemekte kullanılan ince, uzun karton parçası
İMREN
Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği, gıpta
İNADINA
Terslik olsun diye
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit
İNCEYAĞ
Yakıt olarak veya yağlamada kullanılan akışkan nitelikteki mineral yağ
İNDİ
Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan
İNDİRİM
Fiyatta yapılan değer düşürümü, tenzilat, iskonto
İNEÇ
Tekne, yukaç karşıtı
İNGİLİZ
İngiltere halkından olan kimse
İNHİMAK
Bir şeye aşırı düşkünlük gösterme, kapılma
İNHİSAR
Tekel
İNLEMEK
Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek
İNSAN
Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı
İNSÜLİN
Pankreas tarafından salgılanan, kan şekeri düzeyini ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, protein yapılı bir hormon
İPLEMEK
Saygı göstermek, değer vermek
İPLİK
Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri