İFRAZAT
Vücuttan çıkan kan, irin, ter vb. şeyler, salgılar
İKSA
Bir hendek veya temel çukuru kazılırken yandaki toprakları tutmak için yere yan yana çakılan ve kavramalarla birbirine tutturulan kalın tahtalarla kurulan düzen, bağın
İLAH
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
İLERİUÇ
Futbolda ileri hat, forvet
İLTİZAM
Kayırma, bir tarafı tutma
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit
İNCESAZ
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire vb. çalgılardan ve okuyuculardan oluşan, fasıl yapan topluluk
İNCİL
Hz. İsa'ya indirilen kutsal kitap, Ahd-i Cedit
İNCİR
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
İNSİCAM
Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım
İRTİCAİ
Gericilikle ilgili, gerici (davranış, tutum)
İSLEMEK
İse tutup karartmak
İSTİCAR
Kira ile tutma, kiralama
İSTİSNA
Bir kimse veya bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma
İTTİHAZ
Sayma, tutma, ... olarak görme
İYİKİ
güzel bir rastlantı olarak, ne mutlu
İÇKAVUZ
Buğdaygil çiçeğinin erkek ve dişi organlarını içerisinde tutan ve başakçık eksenine aşağıdan ve dış taraftan bağlanmış olan kavuz
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak
İÇSALGI
Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin
İŞTİAL
Tutuşma, parlama, alevlenme