ŞAFT
Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil
ŞAH
İran veya Afgan hükümdarı
ŞAHESER
Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser
ŞAHNE
Anadolu ve İran'da devlet kurmuş halklarda devlet görevlisi
ŞAHTERE
Şahteregillerden, tarla ve yol kenarlarında yetişen, 20-40 santimetre yüksekliğinde çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık ve otsu bir bitki (Fumaria officinalis)
ŞAHİN
Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş (Buteo buteo)
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge
ŞAMA
Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil
ŞAMAN
Şamanlıkta büyü yapan, gelecekten haber verdiğine, ruhlarla ilişki kurarak hastalıkları iyileştirdiğine inanılan kimse, kam
ŞAMDAN
Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık
ŞAMPUAN
Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
ŞAPIRTI
Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
ŞAPKACI
Şapka yapan veya satan kimse
ŞARAP
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki, mey (I)
ŞARAPÇI
Şarap yapan veya satan kimse
ŞARKICI
Şarkı söyleyen, şarkı söyleme yeteneği olan veya mesleği şarkı söylemek olan kimse, okuyucu, hanende, muganni, muganniye
ŞARYO
Bir aletin veya aracın hareketli parçası
ŞATHİYE
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
ŞAYİ
Yaygın, yayılmış (söz veya haber)
ŞAİR
Şiir söyleyen veya yazan kimse, ozan
ŞAŞIRTI
Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz
ŞEBEK
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
ŞEDDADİ
Çok büyük ve sağlam (yapı)
ŞEDDELİ
Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)
ŞEF
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse
ŞEFİK
Sevecen, şefkatli, müşfik
ŞEHRİYE
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
ŞEHZADE
Padişahların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site
ŞEHİT
Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse
ŞEKAVET
Haydutluk
ŞEKER
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
ŞEKERCİ
Şeker ve şekerleme yapan veya satan kimse
ŞELF
Karaları çevreleyen ve karalardan sayılan, 200 metre derinliğe kadar olan sığ deniz dipleri
ŞEMA
Bir aletin, bir aracın veya bir biçimin ana çizgilerini gösteren çizim
ŞEMSE
Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs
ŞEMSİYE
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek
ŞENİ
Kötü, çirkin, alçakça, utanç verici
ŞERPA
Ülkeleri önemli zirvelerde temsil eden özel yetkili görevli
ŞERİTÇİ
Süs şeridi yapan veya satan kimse
ŞINAV
Yüzüstü yere uzanılıp eller omuz açıklığında yere dayalı bir biçimde, ayak parmakları üzerinde, bel ve dizler bükülmeden dirseklerin yukarı aşağı doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan bir beden hareketi
ŞIPIDIK
Ökçesiz ve arkalıksız terlik veya pabuç, şıpşıp
ŞIPKA
Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan halattan örülmüş ağ
ŞIRALIK
Şıra olmaya elverişli (meyve)
ŞIRINGA
Havayı, sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet
ŞNİTZEL
Dana veya tavuk etinin galeta ununa bulanıp kızartılması ile yapılan bir yemek türü
ŞOKE
`Birdenbire şaşırtmak, hoşa gitmeyecek bir şey yapmak` anlamlarındaki şoke etmek ve `birdenbire şaşırmak, hoşa gitmeyecek bir şeyle karşılaşmak` anlamlarındaki şoke olmak deyimlerinde kullanılan bir söz
ŞOROLOP
Birdenbire ve hırsla (yutmak)
ŞOSON
Kumaş veya ince deriden, çoğunlukla düz topuklu, ayağı bütünüyle saran ayakkabı