ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer
ŞAPHANE
Şap çıkarılan yer, şap ocağı
ŞAPIRTI
Öperken veya yemek yerken çıkan sesin adı
ŞATHİYE
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
ŞEHİR
Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site
ŞEMSE
Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs
ŞEV
İnişli yer, bayır
ŞEY
Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz
ŞEZLONG
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
ŞINAV
Yüzüstü yere uzanılıp eller omuz açıklığında yere dayalı bir biçimde, ayak parmakları üzerinde, bel ve dizler bükülmeden dirseklerin yukarı aşağı doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan bir beden hareketi
ŞU
Bu kelimesine göre yerde, zamanda veya söz zincirinde biraz uzak olanı niteleyen söz
ŞURA
Anlatana veya söyleyene göre biraz uzakta olan yer, şu yer
ŞURACIK
Yakın ve belirli bir yer
ŞİFAHEN
Ağızdan, sözle söyleyerek
ŞİŞ
Şişmiş olan yer, şişlik
ŞİŞELİK
Şişe konulacak yer
ŞŞ
Türk alfabesinin yirmi üçüncü sırasında yer alan ve Şe adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sızıcı tonsuz, diş eti-damak ünsüzünü gösterir