AKBENEK
Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
AKLAYIŞ
Aklama işi
AKLIMDA
Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin `unutmadım` anlamında söylediği söz
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida)
AKROBAT
Cambaz
AKSAM
Kısımlar
AKSAMAK
Hafifçe topallamak
AKSAYIŞ
Aksama işi
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı
AKVAM
Kavimler
AKŞAM
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar olan vakit, akşam vakti, akşamleyin
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse
AKŞAMKİ
Akşam olan, akşam yapılan
ALALAMA
Alalamak işi, kamuflaj
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALASULU
Yeni olgunlaşmaya başlamış (yemiş)
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma
ALELADE
Her zaman görülen, olağan
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol
ALLAMAK
Kırmızı duruma getirmek
ALLEM
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
ALOGAMİ
Tozlaşma
ALP
Yiğit, kahraman
ALTLAMA
Altlamak işi
ALTYAZI
Gazete, dergi, televizyon programı vb. yayınlarda çıkan resim ve fotoğrafları açıklayan yazı
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
AM
Amerikyum elementinin simgesi
AMA
Görme engelli
AMABİLE
Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)
AMADE
Hazır
AMAL
İşler, işlemler
AMALGAM
Malgama
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz
AMANE
`ne hoş` anlamında kullanılan bir söz
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman
AMAÇSIZ
Amacı olmayan, gayesiz
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer
AMBARCI
Ambara bakan görevli, ambar memuru
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim
AMBER
Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü