ALTES
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü
ALTYAZI
Gazete, dergi, televizyon programı vb. yayınlarda çıkan resim ve fotoğrafları açıklayan yazı
ALTÇENE
İnsan ve hayvanlarda yiyecekleri çiğnemeye yarayan, oynayabilen çene
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
AMABİLE
Sevimli ve cana yakın bir biçimde (çalınmak)
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü
AMFİZEM
Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması
AMONYAK
Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3)
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir
ANADİLİ
Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil
ANAERKİ
Soyda temel olarak anayı alan ve ailede çocukları ana soyuna mal eden ilkel bir toplum düzeni
ANAKENT
Bir ülkenin veya bir bölgenin, çevresindeki yerleşim yerlerine ekonomik ve toplumsal yönlerden hâkim olan ve genellikle ülkenin başka ülkelerle olan her türlü ilişkisinin sağlandığı en önemli kenti, metropol, ana şehir
ANAKUYU
Bir ocakta ana çıkış ve havalandırmada kullanılan kuyu
ANAM
sese verilen tona göre şaşma, beğenme, acı, üzüntü vb. duygular anlatan söz
ANAMNEZ
Hastanın, hastalığı ve çevresi hakkında verdiği bilgi, anamnezi
ANASAAT
Gözlemevinde bulunan, saatler içinde en doğru olan ve öbür saatlerin ayarlanmasında kullanılan saat
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih
ANAYAPI
Bir yapı bütünü içinde yükseklik ve biçim bakımından göze çarpan, önemli bölüm
ANDIÇ
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak
ANMALIK
Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar
ANNELİK
Anne olma niteliği veya durumu, analık
ANORMAL
Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem
ANTİK
İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika
ANTİMON
Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb)
ANZAK
Birinci Dünya Savaşı sırasında kurulan, Avustralya veya Yeni Zelanda birliklerinin ortak adı
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek
APOKRİF
Doğruluğuna güvenilmez söz veya yazı
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü
APRESİZ
Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
ARABAŞI
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
ARABİST
Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse
ARAKAPI
İki yapı veya oda arasında geçişi kolaylaştırmak için açılan kapı
ARAMİCE
Sami dillerinin batı lehçelerini içine alan ve milattan önceki dönemlerde kullanılmış olan ölü bir dil
ARAP
Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan yaşayan halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
ARAÇ
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılan veya olan, vasıtasız, bilavasıta