AVUTMAK
Bir kimsenin acısını veya sıkıntısını yatıştırmak, teselli etmek
AVUÇİÇİ
Elin parmak dipleri ile bilek arasındaki iç bölümü
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal
AYAKUCU
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun Dünya merkezine doğru olan yönü
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık
AYAKİZİ
Herhangi bir zemin üzerinde ayağın bıraktığı iz
AYANCIK
Sinop iline bağlı ilçelerden biri
AYAŞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
AYBALTA
Ağzı yarım daire biçiminde olan balta, teber
AYBASTI
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
AYDEMİR
Yüzü yay biçiminde bir keser türü
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık
AYET
Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos)
AYICI
Ayı oynatmayı iş edinen kimse
AYIGÜLÜ
İki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından bir tür şakayık (Peconia corollina)
AYIKMAK
Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek
AYIRMAÇ
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika
AYIRTAÇ
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet
AYLIK
Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş
AYMAK
Kendine gelmek, aklı başına gelmek, ayılmak
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz
AYNAGÖZ
Uyanık, cingöz
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm
AYNİHAK
Taşınır veya taşınmaz üzerinde doğrudan doğruya egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar
AYRAÇ
Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez
AYRIKLI
Ayrı tutulmuş, benzerlerine uymayan, kural dışı olan, istisnai
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay
AYRIT
İki düzlemin ara kesiti
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
AZ
Azot elementinin simgesi
AZADE
Başıboş, erkin, serbest
AZALMAK
Az denecek bir miktara inmek
AZDAVAY
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
AZDEĞİL
birinin herhangi bir karakter bakımından göründüğü gibi olmadığını anlatmak için söylenen bir söz
AZEL
Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol
AZGIN
Azmış olan, azılı, kudurgan
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük
AZNAVUR
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse
AZNİF
Bir domino oyunu türü
AZOL
Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes
AÇAÇINA
Aç olarak, bir şey yemeden
AÇI
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye
AÇIKGRİ
Grinin bir veya birkaç ton açığı
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)