ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş
ABDAL
Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri
ABHAZ
Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza
ABHAZCA
Abhazlar tarafından kullanılan dil, Abazaca
ABİYE
Gece kıyafeti
ACUBE
Tuhaf kimse
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama
AFAK
Ufuklar
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz)
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez
AFAZİ
Söz yitimi
AFERİST
Dalavereci
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
AFFEDİŞ
Bağışlayış
AFFETME
Bağışlama
AFFOLMA
Bağışlanma
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
AFGANLI
343 Afgan
AFONİ
Ses yitimi
AFORİZM
Özdeyiş
AFSUN
Büyü
AFSUNCU
Büyücü
AFSUNLU
Büyülü
AFT
Ağız içinde görülen zemini beyaz, ağrılı küçük yara
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde
AFYONLU
İçinde afyon bulunan
AFİ
Gösteriş, çalım, caka
AFİFE
İffetli (kadın)
AFİFLİK
İffetlilik
AFİLİ
Gösterişli, çalımlı
AFİS
Gümüş balığının küçüğü
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik
AFİŞ
Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası
AFİŞE
`Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak` anlamlarındaki afişe etmek, `bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak` anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
AFŞAR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar
AFŞİN
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
AGRAF
Kopça
AHFEŞ
`Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak` anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus)
AKCİĞER
Göğüs kafesinin içinde yer alan, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı
AKLIKIT
Budala, saf
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan
AKSAMAK
Hafifçe topallamak
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin