AA
Türk alfabesinin ilk sırasında yer alan ve A adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
ABA
Yünün dövülmesiyle yapılan kalın ve kaba kumaş
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü
ABAGİBİ
kaba ve kalın (kumaş)
ACIOT
Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen, toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki (Tamus communis)
ADATEPE
Genellikle tropikal bölgelerde görülen ve çevresindeki alçak alanlar üzerinde dik yamaçlarla bir ada gibi yükselen, aşınımdan dolayı ortaya çıkmış tepe
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse
AFİŞ
Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması
AKROPOL
Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
ALAKALI
İlgili
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit
ALLEM
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
ALMAK
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
ALTIPAS
Ceza sahası içinde kale direklerine 5,5 metre uzaklıkta, kale çizgisine dik çizilen çizgi ile kale çizgisi arasında kalan bölüm
ALİZE
Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması
ARIKLIK
Zayıflık, sıskalık
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer
ARKALIÇ
Arkalık
ARKAYÜZ
Bir şeyin arkada kalan yüzü
ARKIT
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan
ASKINTI
Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
ASİ
Başkaldırıcı
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr
AVCIKUŞ
Şahin, doğan, kartal, atmaca vb. gibi başka hayvanları yakalamakta usta olan kuş, alıcı kuş
AVUKAT
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm
AYVACIK
Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
AĞYAR
Başkaları, yabancılar, eller