ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama
ABBAS
`Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse` anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz
ACEMİER
Askere yeni alınan ve eğitim dönemini henüz tamamlamamış er
ACİZANE
Söz söyleyen kimsenin, kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı `âcizlere yakışacak bir biçimde` anlamında kullanılan bir nezaket sözü
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam
AE
Dilek kipinin ikinci teklik ve çokluk şahıslarının çekiminden sonra gelerek anlamı pekiştiren ve güçlendiren bir söz
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama
AFFETME
Bağışlama
AFİŞE
`Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak` anlamlarındaki afişe etmek, `bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak` anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
AGULAMA
Agulamak işi
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılan özel bir karışım
AHFEŞ
`Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak` anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak
AHLAYIŞ
Ahlama işi
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş
AJİTE
`Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak` anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve `çırpıntıya uğramak` anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz
AKITMAK
Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
AKLAYIŞ
Aklama işi
AKLIMDA
Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin `unutmadım` anlamında söylediği söz
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse
AKSAMAK
Hafifçe topallamak
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist)
AKŞAM
Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar olan vakit, akşam vakti, akşamleyin
ALALAMA
Alalamak işi, kamuflaj
ALAMANA
Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata
ALASULU
Yeni olgunlaşmaya başlamış (yemiş)
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı
ALLAMAK
Kırmızı duruma getirmek
ALLEM
`Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak` anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer
ALTLAMA
Altlamak işi
ALİ
`Çok zorba` anlamında Ali kıran baş kesen, `bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek` anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz
AMANE
`ne hoş` anlamında kullanılan bir söz
AMELI
Uygulamalı
AMELİYE
Uygulama
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi
ANCAK
`Yalnızca` anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak
ANLAMCA
Anlam bakımından, mealen, manaca
ANLAMLI
Anlamı olan, manalı
ANLATMA
Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem
APLİK
Duvar şamdanı, duvar lambası
ARAF
İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer