DEMİRSİ
Demiri andıran, demire benzeyen, demir gibi, demirimsi
DENEK
Üzerinde deney yapılan canlı veya şey
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENENME
Denenmek işi
DENET
Denetleme işi, teftiş
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör
DENETİM
Denetleme
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DENEYCİ
Deneycilik yanlısı olan, görgücü, ampirist
DENEYİM
Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans
DENEYİŞ
Deneme işi
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans
DENGECİ
Denge ögesini ön planda tutan
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENKLİK
Denk olma durumu, eşitlik, müsavat, akreditasyon
DENKTAŞ
Denk, eşit
DENLİ
`Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz
DENME
Denmek işi
DENYANA
için
DENİ
Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse)
DENİLME
Denilmek işi
DENİM
Kot vb. yapımında kullanılan bir tür pamuklu kumaş
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
DENİZLİ
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEPOZİT
Güvence akçesi
DERAKAP
Hemen arkasından
DERBENT
Geçit
DERE
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu
DEREOTU
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua
DERS
Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
DERUHTE
Üzerine alma, üstlenme
DERİK
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
DERİN
Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
DESEN
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
DESİBEL
Ses şiddetini gösteren birimin onda biri
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan
DEVASIZ
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan
DEVRE
Belirlenmiş zaman dilimi
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIĞDIĞI
Konuşurken `r` leri `ğ` gibi söyleyen (kimse)
DIŞALEM
İnsanın kendi çevresi dışındaki dünya
DIŞAĞ
Yerel ağlarla birbirine bağlı birçok bilgisayarın genel ağı kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu bilgi iletişim ağı
DIŞBORÇ
Devletin veya çeşitli kuruluşların dış ülkelerden kredi yoluyla sağladığı borç
DIŞINLI
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan, öz dışı, özünlü karşıtı
DIŞSAHA
Spor takımlarının kendi sahaları dışında oynaması durumu, deplasman
DOGMA
Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi