DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans
DENGECİ
Denge ögesini ön planda tutan
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENLİ
`Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz
DENYANA
için
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi
DENİZLİ
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DERBİ
Aynı şehrin takımları arasında oynanan oyun
DEREOTU
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua
DERLEME
Derlemek işi, tedvin
DERS
Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
DERSİAM
Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders
DERSİÇİ
Ders saati ve konusu içinde olan
DERUHTE
Üzerine alma, üstlenme
DERİK
Mardin iline bağlı ilçelerden biri
DERİN
Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan
DERİNCE
Biraz derin
DESEN
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
DESİBEL
Ses şiddetini gösteren birimin onda biri
DEVALÜE
`Değerini düşürmek` anlamındaki devalüe etmek, `değeri düşürülmek` anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DEVAMLI
Sürekli, bitmeyen, kesintiye uğramayan
DEVELİK
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası
DEĞİŞİM
Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı
DIŞAĞ
Yerel ağlarla birbirine bağlı birçok bilgisayarın genel ağı kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu bilgi iletişim ağı
DIŞBORÇ
Devletin veya çeşitli kuruluşların dış ülkelerden kredi yoluyla sağladığı borç
DIŞINLI
Bir şeyin, bir düşüncenin aslında ve gerçeğinde olmayıp onun dışında kalan, öze bağlı olmayıp arızi olan, öz dışı, özünlü karşıtı
DIŞKAPI
Binayı sokaktan ayıran giriş kapısı
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat
DIŞODUN
Kabukla olgun ağaç bölümleri arasında bulunan, tam olgunlaşmadığı için marangozlukta kullanılması sakıncalı olan odun bölümü
DO
Gam (II) dizisinde `si` ile `re` arasındaki ses
DODURGA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DOGMACI
Dogmacılık yanlısı olan, inakçı
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
DOKU
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise
DOKUZLU
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
DOLAY
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde
DOLGULU
İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş
DOLOMİT
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral
DOMALAN
Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum)
DOMANİÇ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri