DADANIŞ
Dadanma işi
DADANMA
Dadanmak işi
DADAY
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
DADAİST
Dadacı
DADAİZM
Dadacılık
DADAŞ
Erkek kardeş
DADILIK
Dadının yaptığı iş
DANDİNİ
(da'ndini) Düzensiz, karışık, darmadağınık
DANIŞ
Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere
DARADAR
Güçlükle, ancak, son dakikada
DARBUKA
Toprak veya madenden yapılan, bir yanı açık, vurmalı çalgı
DAVAR
Koyun ve keçiye verilen ortak ad
DAYE
Dadı
DAĞKOLU
Sıradağlardan her iki yöne doğru uzanan dağ sırtı
DD
Türk alfabesinin beşinci sırasında yer alan ve De adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından yumuşak, patlayıcı diş eti ünsüzünü gösterir
DE
Türk alfabesinin beşinci harfinin adı, okunuşu
DEFAKTO
Uygulamada olan
DEK
Bir işin, bir durumun sona erdiği zaman veya yer, kadar, değin
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
DELİBAL
Arıların zehirli çiçeklerden topladıkları bal, acı bal
DELİL
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENKLEM
İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele
DENLİ
`Kadar` anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
DEVELİK
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm
DEĞİŞİK
Değiştirilmiş, muaddel
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş
DIŞBORÇ
Devletin veya çeşitli kuruluşların dış ülkelerden kredi yoluyla sağladığı borç
DIŞODUN
Kabukla olgun ağaç bölümleri arasında bulunan, tam olgunlaşmadığı için marangozlukta kullanılması sakıncalı olan odun bölümü
DOKUZ
Sekizden sonra gelen sayının adı
DOKUZLU
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde
DOLGULU
İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı
DOYURAN
Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde)
DOZ
Bir ilacın bir defada veya bir günde alınması gereken miktarı, dozaj
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan
DOĞUM
Doğma işi, tevellüt, veladet
DRAHOMA
Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal
DRAJE
Üstü şekerli, renkli ve parlak bir madde ile kaplanmış hap
DS
Darmstadtiyum elementinin simgesi
DUDU
Kadınlara verilen bir unvan, hanım
DUL
Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek
DUMA
Rus parlamentosunun alt kanadı
DUMAN
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz
DURADUR
Çok uzak