DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ
DALALET
Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DAĞKOLU
Sıradağlardan her iki yöne doğru uzanan dağ sırtı
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DEVELİK
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm
DEVERAN
Dolaşım, dönme
DO
Gam (II) dizisinde `si` ile `re` arasındaki ses
DOBRA
İyi, güzel
DODURGA
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
DOGMA
Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi
DOGMACI
Dogmacılık yanlısı olan, inakçı
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz
DOKTRİN
Öğreti
DOKU
Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç
DOKUMAK
Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak
DOKUNAÇ
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
DOKUNCA
Kötülüğe yol açan, sağlığı bozan şey
DOKUNMA
Dokunmak (I) işi, temas
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise
DOKUSUZ
Dokusu olmayan
DOKUTMA
Dokutmak işi
DOKUYUŞ
Dokuma işi
DOKUZ
Sekizden sonra gelen sayının adı
DOKUZAR
Dokuz sayısının üleştirme sayı sıfatı
DOKUZLU
Dokuz parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dokuz tane bulunan
DOKÜMAN
Belge
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası
DOLAMAÇ
Dolambaçlı yol
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
DOLAY
Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar
DOLAYLI
Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta, endirekt
DOLAŞIK
Karışık (saç, ip vb.)
DOLAŞIM
Dolaşma işi
DOLGU
Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde
DOLGULU
İçinde dolgu maddesi olan, doldurulmuş
DOLMA
Dolmak işi
DOLMACI
Dolma yapan veya satan kimse
DOLOMİT
Kalsiyum ve magnezyumlu karbonat birleşiminde bir mineral
DOLU
Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
DOLUKMA
Dolukmak işi
DOLULUK
Dolu olma durumu
DOLUM
Doldurma işi
DOLUNAY
Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre, ayın on dördü, bedir
DOLUŞMA
Doluşmak işi
DOMALAN
Asklı mantarlardan, toprak içinde yumru biçiminde yetişen, yenilebilen bir bitki, yer mantarı, keme, karakeme (Tuber melanosporum)
DOMALIŞ
Domalma işi
DOMANİÇ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri