DALAMAK
Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak
DAMASKO
Çoğunlukla döşemelik olarak kullanılan, keten ve ipek karışımı bir kumaş türü
DANIŞIK
Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılan anlaşma, muvazaa
DANK
`Bir olay sebebiyle birden ayılmak, doğruyu anlamak` anlamında dank etmek veya dank demek birleşik fiillerinde kullanılır
DANSSIZ
Dans edilmeyen
DARP
Vurma, dövme
DATİF
Yönelme durumu
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet
DAYANIM
Bir varlığın dış etkilere karşı direnme özelliği, direnç
DAYANMA
Dayanmak işi, metanet
DB
Dubniyum elementinin simgesi
DEDİRME
Dedirmek işi
DEFEDİŞ
Defetme işi
DEFLEME
Deflemek işi
DEFORME
Biçimi, kalıbı bozulmuş
DEH
Binek veya koşum hayvanlarını yürütmek için söylenen bir söz, dah
DEHLEME
Dehlemek işi
DEKLARE
`Bildirilmek; gümrüklerde vergi konusu olacak eşya vb.ni resmî makama bildirmek` anlamlarındaki deklare etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
DELEPME
Delepmek durumu
DELMECE
Delecek biçimde
DELİ
Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun
DELİRME
Delirmek işi
DELİRİŞ
Delirme işi
DEME
Demek işi
DEMEK
bir şey anlamına gelmek
DEMEMEK
koşullar ne olursa olsun aldırış etmemek
DEMET
Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam
DEMETLİ
Demet biçiminde olan
DEMETÇİ
Demet yapan kimse
DEMEÇ
Yetkili bir kimsenin bir konuda yayın organlarına yaptığı açıklama, beyanat
DEMLEME
Demlemek işi
DEMİR
Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe)
DEMİRLİ
İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
DENENME
Denenmek işi
DENET
Denetleme işi, teftiş
DENETÇİ
Denetlemeyle görevli kimse, murakıp, kontrolör
DENETİM
Denetleme
DENEY
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
DENEYİŞ
Deneme işi
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans
DENME
Denmek işi
DENİLME
Denilmek işi
DEPLASE
`Yerini değiştirmek` anlamındaki deplase etmek, `yeri değişmek.` anlamındaki deplase olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
DERAKAP
Hemen arkasından
DERDEST
Yakalama, tutma, ele geçirme
DEREOTU
Maydanozgillerden, ince yapraklı, bazı yemeklere konulan güzel kokulu bir bitki (Anethum)
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua
DERLEME
Derlemek işi, tedvin