ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİŞİ
Makine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü
EMAN
Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMBESİL
Budala, aptal, ahmak
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMLAKÇI
Emlak alıp satma işiyle geçinen kimse
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMRİHAK
Ölüm
EMZİK
Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen kauçuk meme
EMİLMEK
Emme işine konu olmak
EMİŞMEK
Karşılıklı olarak emmek
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala
ENAYİCE
Enayiye yakışır bir biçimde, enayicesine
ENENMEK
Eneme işi yapılmak, erkekliği giderilmek
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTERİT
İnce bağırsak yangısı
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
EPRİMEK
Bozulmak, ekşiyip çürümek
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet
ERENLER
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
ERGEÇ
Erken veya geç, her ne vakit olsa, sonunda, önünde sonunda
ERGUVAN
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum)
ERGİMEK
Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir cisim katı durumdan sıvı duruma geçmek, zeveban etmek
ERKEKÇE
Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, mertçe
ERKEN
Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı
ERMİN
Kakım
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERZAK
Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adı
ERİM
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek
ERİTMEK
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
ES
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
ESASTAN
Aslına dayalı olarak
ESBAK
Eski, geçmiş, önceki
ESERMEK
Bakmak, beslemek, yetiştirmek
ESKİL
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
ESKİZ
Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılan ön çalışma, taslak
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
ESMEK
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak