ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
ES
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
ESAME
Adlar, isimler
ESASSIZ
Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız
ESENLİK
Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı
ESHAM
Paylar, hisseler
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
ESKİÇAĞ
Eski zamanlarda başlayıp yazının bulunuşuna kadar geçen süre
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki
ESRARLI
Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ESİN
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
EVADAMI
Evine bağlı erkek
EVHAM
Kuruntular
EVHAMLI
Kuruntulu
EVRAT
Müslümanlarca belirli zamanlarda okunması âdet olan dualar ve Kur'an ayetleri
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
EVİRTİK
Evirtime uğramış
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EYERSİZ
Eyer vurulmamış, sırtına eyer konulmamış (hayvan)
EYLEMLİ
Eylem durumunda olan, amelî, fiilî
EYTAM
Yetimler
EYYAM
Günler
EYYAMCI
Gününü dilediğince geçiren, gününü gün eden kimse
EZAN
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
EZEL
Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik
EĞİRMEK
Yün, pamuk vb.ni iğ ile büküp iplik durumuna getirmek
EĞİROTU
Dere ve durgun su kenarlarında yetişen, 50-125 santimetre yüksekliğinde, çok yıllık ve otsu bir bitki, eğir kökü (Acorus calamus)
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EŞANLAM
Sözler arasında anlam birliği olması durumu
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
EŞZAMAN
Aynı zaman içinde hareket eden, senkron, asenkron karşıtı
EŞİK
Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak