ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERKİN
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERZİN
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
ERİŞKİN
Beden gelişimi tamamlanmış olan, kâhil
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
ES
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
ESASTAN
Aslına dayalı olarak
ESEF
Üzüntü, kaygı, tasa
ESENLER
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
ESENLİK
Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı
ESKALOP
İnce dövülmüş, yağsız, sinirsiz tavuk veya dana eti
ESKİZ
Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılan ön çalışma, taslak
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESRARCI
Esrar yapan, satan veya esrar çeken kimse
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ET
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka
ETRAF
Yanlar, taraflar
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
ETYEMEZ
Genellikle et ve et türevlerini yemeyen kimse, vejetaryen
EVLEK
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EYTAM
Yetimler
EYÜP
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EZAN
Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
EZBERCİ
Dersini veya herhangi bir konuyu anlamadan kelime kelime belleğinde tutan kimse
EĞİRDİR
Isparta iline bağlı ilçelerden biri
EŞKAL
Dıştan görünüş
EŞKOŞMA
Tanrı'nın birden çok olduğuna inanma, Tanrı'ya ortak koşma, şirk
EŞLENİK
Herhangi bir biçimde birbiriyle oranlı bulunan (nokta, çizgi, sayı)
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
EŞSICAK
Sıcaklığı eşit olan (yeryüzü noktası), izoterm
EŞYAPIM
İki tarafın ortak olarak oluşturduğu yapım
EŞÖLÇÜM
Noktalar arasındaki uzaklığı olduğu gibi koruyan noktasal dönüşüm, izometri