EREKSEL
Erek niteliğinde olan
ERENDİZ
Jüpiter
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERGUVAN
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum)
ERKLİ
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir
ERKİN
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
EROTİZM
Cinsel duygu ve isteklerine çok düşkün olma durumu, kösnüllük, erosçuluk, şehvaniyet
ERSEMEK
Erkek istemek
ERİL
Bazı dillerde erkek cinsten sayılan (kelime), müzekker
ERİNCEK
Tembel, üşenen
ERİRLİK
Eriyebilme niteliği veya derecesi
ERİTEN
İçinde katı bir madde eriyebilen veya katı bir maddeyi eritebilen (sıvı)
ERİTİCİ
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim
ES
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
ESANS
Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı
ESAS
Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel
ESASSIZ
Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema
ESKİLİK
Eski olma durumu, antikite
ESTER
Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde
ESTET
Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün, en yüce değer sayan kişi
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik
ETEKLİK
Etek
ETEN
Etene
ETENE
Döl eşi
ETENELİ
Etenesi olan
ETER
Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir
ETKİMEK
Etkide bulunmak, tesir etmek
ETKİSİZ
Etkisi olmayan, kuvvetsiz, tesirsiz, nötr
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
ETOL
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
ETSEL
Ete ait
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
EVAZE
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
EVCEK
Bütün ev halkı birlikte
EVRİK
Başka bir önermeye, teoreme veya probleme göre terimleri ters durumda olan (önerme, teorem veya problem)
EVRİM
Zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci
EVSAF
Nitelikler, vasıflar
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYVAN
Teras, sundurma, ayvan
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EĞİTSEL
Eğitimsel, terbiyevi
EĞİTİCİ
Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan
EŞOFMAN
Genellikle spor çalışmalarında giyilen, pamuklu veya sentetik kumaştan, iki parçalı giysi
EŞSESLİ
Sesteş
EŞSICAK
Sıcaklığı eşit olan (yeryüzü noktası), izoterm