ELVAN
Renkler
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü
ELÇEKLİ
Elçeği olan
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne
ELİFI
Bantlarla süslenmiş
ELİLANI
El ile dağıtılan yazılı duyuru
ELİMİNE
`Elemek` anlamındaki elimine etmek, `elenmek` anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİPTİK
Elips ile ilgili, elips biçiminde olan
ELİUZUN
Fırsat buldukça öteberi aşıran, hırsız (kimse)
ELİŞİ
Makine kullanmadan yapılan örgü, dikiş vb. el ürünü
EMAN
Radyoaktif cisimlerde ölçü birimi
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMAYE
Üzeri emayla kaplanmış olan
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMEKSİZ
Emek harcanmadan elde edilen, kolay, zahmetsiz
EMEKTAR
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
EMEL
Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur
EMIR
Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı
EMLAK
Ev, arsa, bahçe vb. taşınamayan mal ve mülklerin ortak adı, taşınmazlar, gayrimenkul
EMLİK
Emme döneminde olan çocuk
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMVAL
Mallar, para ile alınan şeyler
EMZİKLİ
Emziği olan
EMİ
`olur mu!` anlamında kullanılan bir tembih veya istek sözü
EMİCİ
Emme özelliği olan
EMİNÖNÜ
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı
ENAM
Yaratılmış bütün canlılar
ENAYİ
Fazla bön, avanak, et kafalı, budala
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan)
ENEZ
Hantal, vurdumduymaz
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENGELLİ
Engeli olan, mânialı
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENLİ
Eni büyük olan, geniş
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENSİZ
Eni küçük olan, dar
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTERİT
İnce bağırsak yangısı
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
ENİK
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu