EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni
EBE
Doğum işini yaptıran kadın
EBEDI
Sonsuz, ölümsüz, bengi
EBELEME
Ebelemek işi
EBELİ
Ebesi olan
EBEVEYN
Anne ve baba
EDE
Ağabey
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFE
Yiğit, özellikle Batı Anadolu köy yiğidi, zeybek
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
EGO
Ben (III)
EGOTİZM
Benlikçilik
EHLİYET
Sürücü belgesi
EKMEKSİ
Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi, ekmeğimsi
EKOYLUM
Camilerde yarım kubbelerin iki veya üç yanında küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemleri
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
ELBENDE
`tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende` anlamında kullanılan bir söz
ELBET
Elbette
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
ELBEYLİ
Kilis iline bağlı ilçelerden biri
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELGİN
Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ELMAMSI
Elmayı andıran, elmaya benzeyen, elma gibi
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİUZ
Usta, belli bir işte becerikli, mahir (kimse)
ELİUZUN
Fırsat buldukça öteberi aşıran, hırsız (kimse)
EMARE
Belirti, iz, ipucu
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMBESİL
Budala, aptal, ahmak
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMIRLİK
Beylik
EMSAL
Benzer, eş, denk
EMİRBER
Emir eri
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
ENDAM
Vücut, beden, boy bos
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENSEFAL
Beyin
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
EPSİLON
Yunan alfabesinin beşinci harfi (e)
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERKEKSİ
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen
ERKİN
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, serbest
ERKİNCİ
Liberal
ERİK
Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica)
ERİNCEK
Tembel, üşenen
ERİŞKİN
Beden gelişimi tamamlanmış olan, kâhil
ESBAP
Sebepler, nedenler
ESERMEK
Bakmak, beslemek, yetiştirmek
ESKİMSİ
Eskiyi andıran, eskiye benzeyen, eski gibi