EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni
EBELİ
Ebesi olan
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDEP
Toplum töresine uygun davranma
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
EDREMİT
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat
EDİP
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında `buradayım` anlamında kullanılan bir söz
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
EGLOG
Kısa kır manzumesi, çoban türküsü
EHLİYET
Sürücü belgesi
EKGÜN
Bankacılıkta borç senetlerinin, bankalara ödenmesi için vade tarihinden başlayarak tanınan iki gün, opsiyon
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi
EKİNİTİ
Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELA
Gözde sarıya çalan kestane rengi
ELASTİK
Esnek
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
ELDEBİR
Kesinlikle gerçekleşecek şey
ELDESİZ
Toplamı ve çarpımı dokuzdan büyük olmayan
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELEKLİK
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
ELHAK
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
ELMALIK
Elma bahçesi
ELÇİM
Bir defada ele alınabilecek kadar az olan nesne
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
EMBESİL
Budala, aptal, ahmak
EMDİRME
Emmesini sağlama, emdirme işi
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMEL
Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
ENAYİCE
Enayiye yakışır bir biçimde, enayicesine
ENFES
Çok güzel, en güzel
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
EPOPE
Destan
EPSEM
Ses çıkarmayan, susan
EPSİLON
Yunan alfabesinin beşinci harfi (e)
EPİK
Destansı
ER
Erbiyum elementinin simgesi
ERBAŞ
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
ERBİYUM
Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı