EBCET
Arap alfabesinin her harfi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni
ECEL
Hayatın sonu, ölüm zamanı
EDALI
Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDER
Fiyat, paha, değer
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFSANE
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence
EJDER
Ejderha
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon
EKUVVET
herhangi bir şeye ağırlık verildiğinde kullanılan bir söz
EKVATOR
Yer yuvarlağının eksenine dik olarak geçtiği ve yer yuvarını iki eşit parçaya böldüğü varsayılan en büyük çember, eşlek, istiva hattı
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
EKİN
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELAN
Şimdi, şu anda, hâlâ, henüz, daha
ELATMAK
birisinin işine karışmak, müdahale etmek
ELBENDE
`tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende` anlamında kullanılan bir söz
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELHAK
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
ELHASIL
Kısacası
EMEK
Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, mesai, zahmet
EMEKSİZ
Emek harcanmadan elde edilen, kolay, zahmetsiz
EMRAZ
Hastalıklar
EMRİHAK
Ölüm
ENDEMİK
Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan)
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
ENEZ
Hantal, vurdumduymaz
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENİK
Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu
EPSİLON
Yunan alfabesinin beşinci harfi (e)
ERG
CGS sisteminde, uygulama noktasını, kuvvet yönünde 1 santimetre hareket ettiren 1 dinlik kuvvetin yaptığı işe eşit olan iş birimi: Bir kilogrammetre 981 x 105 erge eşittir
ERGİ
İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet
ERZİN
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
ERİNÇ
Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur
ERİNÇLİ
Erinci olan, huzurlu, rahat
ESENLİK
Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı
ESHAM
Paylar, hisseler
ESMEK
Hava bir yönden bir yöne akmak, rüzgâr olmak
ESMER
Siyaha çalan buğday rengi
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat
ESİN
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham