EDEP
Toplum töresine uygun davranma
EDREMİT
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
EDİ
Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif
EDİP
Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EFLATUN
Açık mor renk
EFRAT
Bireyler, fertler
EGALE
`Bir rekoru yinelemek` anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKGÖREV
Bir görevlinin asıl işiyle birlikte veya asıl işi dışında yürüttüğü ikinci görev
EKLER
İçi krema ile doldurulmuş bir pasta türü
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
EKMEK
Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi
EKSTREM
Aşırı
EKSİKLİ
Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç
EKSİLTİ
Anlatımda kolaylık sağlamak üzere bir kelimedeki eklerin veya bir cümledeki kelimelerin azaltılarak kullanılması olayı, elips
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
EKİT
Vücuda herhangi bir işlevi yerine getirmesi için yerleştirilen doku parçası veya yapay gereç
ELA
Gözde sarıya çalan kestane rengi
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde
ELETMEK
bir kimseyi el işaretiyle çağırmak
ELFRENİ
Duran bir taşıtı, bulunduğu yerde sabitleştirmek veya hareket imkânını engellemek için kullanılan ve elle yönetilen fren
ELVAN
Renkler
ELZEM
Çok gerekli, vazgeçilmez
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİAĞIR
Yavaş iş gören, ağırelli
EMARE
Belirti, iz, ipucu
EMEKTAR
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMREDİŞ
Emretme işi
EMRETME
Emretmek işi
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
ENDER
Çok az, çok seyrek
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer
ENGEREK
Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis)
ENLEM
Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi
ENSAR
Hz. Muhammed'e hicret zamanında yardım eden Medineliler
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTEGRE
Bütünleşmiş
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTROPİ
İstatistik kurallarına göre yönlendirilen bir haber kaynağının haber içeriklerinin oranı
ENTRİKA
Bir işi sağlamak veya bozmak için girişilen gizli çalışma, oyun, dolap, düzen, dalavere, desise, hile, dek (II)
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
EREKSEL
Erek niteliğinde olan
ERENDİZ
Jüpiter