ECDAT
Geçmişteki büyükler, atalar
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
EDEPSİZ
Utanılacak işleri sıkılmadan yapan, utanmaz, sıkılmaz, terbiyesiz (kimse)
EDİBANE
Terbiyeli, nazik
EDİLGEN
Yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı
EDİMSEL
Edim niteliğinde olan, gerçek olarak var olan, fiilî, aktüel, gizli ve tasarımlı karşıtı
EDİNÇ
Edinilen şey veya şeyler, müktesebat
EE
Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir
EFEKT
Radyo ve televizyon yayınlarında, tiyatro oyunlarında veya film seslendirmelerinde, hareketleri izlemesi gereken seslerin doğal kaynakların dışında, optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmesi
EGZOZ
İçten yanmalı motorlarda yanan akaryakıtın gazı
EHİL
Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap
EKGÖREV
Bir görevlinin asıl işiyle birlikte veya asıl işi dışında yürüttüğü ikinci görev
EKLESİL
Üniversitelerde öğrencilerin ders seçme veya bırakma işlemi
EKOL
Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul
EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş)
EKSİLME
Eksilmek işi, azalma, tenakus
EKİCİ
Herhangi bir tarım ürününü üreten, tarımla uğraşan çiftçi
EKİNİTİ
Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü
ELALMAK
tarikatlarda bir mürit, mürşidinden, başkalarına yol gösterme iznini almak
ELBENDE
`tekrarlanan oyunda başlama sırası veya hakkı bende` anlamında kullanılan bir söz
ELBET
Elbette
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılan kaplama
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç
ELEKLİK
Keçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
ELEMENT
Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde
ELGİN
Yabancı, gurbette yaşayan, garip
ELHAK
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
ELMABAŞ
Tepeli dalgıç
ELÖPMEK
yaşlı veya saygı gösterilmesi gereken kimselerin sağ elinin üstünü önce dudağa, sonra alna götürmek
ELİUZ
Usta, belli bir işte becerikli, mahir (kimse)
ELİUZUN
Fırsat buldukça öteberi aşıran, hırsız (kimse)
EMEL
Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek
EMPRİME
Değişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi
EMİ
`olur mu!` anlamında kullanılan bir tembih veya istek sözü
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi
EMİRERİ
Teğmen ve yukarısı üst düzey subayların hizmetinde bulunan er, hizmet eri, emirber
ENJEKTE
İç itilmiş
ENSTİTÜ
Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu
ENTEGRE
Bütünleşmiş
ENTEL
Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse)
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ENTERİT
İnce bağırsak yangısı
ENZİM
Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
ERBAP
Bir işten anlayan, bir işi iyi yapan kimse
ERCİK
Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet