EDİLMEK
Etme işine konu olmak, yapılmak
EDİNMEK
Kendini bir şeye sahip kılmak, kendine sağlamak, elde etmek, iktisap etmek
EGALE
`Bir rekoru yinelemek` anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKLEMEK
Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek
EKLETME
Ekletmek işi
EKMEK
Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
EKONOMİ
İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat
EKSPOZE
`Sergilemek, gözler önüne sürmek` anlamındaki ekspoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
EKŞİTME
Ekşitmek işi
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü
ELATMAK
birisinin işine karışmak, müdahale etmek
ELETMEK
bir kimseyi el işaretiyle çağırmak
ELLETME
Elletmek işi
ELİMİNE
`Elemek` anlamındaki elimine etmek, `elenmek` anlamındaki elimine olmak (veya edilmek) birleşik fiillerinde geçen bir söz
EMLAKÇI
Emlak alıp satma işiyle geçinen kimse
EMREDİŞ
Emretme işi
EMRETME
Emretmek işi
ENTERNE
`Gözaltına almak` anlamındaki enterne etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
ERGİMEK
Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir cisim katı durumdan sıvı duruma geçmek, zeveban etmek
ERGİTME
Ergitmek işi
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri veya bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl
ERİTMEK
Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
ESKİTME
Eskitmek işi
ESLEMEK
Önem vermek, aldırış etmek
ESNETME
Esnetmek işi
ESRİTME
Esritmek işi
ETKİMEK
Etkide bulunmak, tesir etmek
ETMEK
Bir işi yapmak
ETMEN
Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör
EVİRTME
Evirtmek işi
EVİRTİM
Evirtme işi, akis
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EYİTMEK
Demek
EZBER
Bir metni veya bir sözü eksiksiz tekrarlayabilecek biçimde akılda tutma
EĞRİTME
Eğriltme
EĞİRTME
Eğirtmek işi
EĞİTMEK
Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek
EĞİTMEN
Eğitim işiyle uğraşan kimse
EĞİTİCİ
Eğitimi sağlayan, eğitmeye elverişli veya eğiten değerleri bulunan