EBEDI
Sonsuz, ölümsüz, bengi
EDAT
Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet
ELDESİZ
Toplamı ve çarpımı dokuzdan büyük olmayan
ELEBAŞI
Kötü, olumsuz iş veya hareketlerde önder olan kimse, sergerde
ELERİMİ
Çok uzakta olmayan, elin ulaşabileceği uzaklık
ELK
Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik
ELLİNCİ
Ellinin sıra sıfatı, sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
ELİPS
Bütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
ELİUZ
Usta, belli bir işte becerikli, mahir (kimse)
ELİUZUN
Fırsat buldukça öteberi aşıran, hırsız (kimse)
EMEKTAR
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
EN
Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı
ENÖTE
Bir gök cisminin yörüngesi boyunca, etrafında dolandığı merkezî cisme en uzak olduğu nokta
ERGUVAN
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum)
ERKLİ
Bir şeyi yapmaya, başarmaya gücü yeten, nüfuzlu, muktedir, kadir
ERZAK
Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adı
ERİM
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil
ERİNÇ
Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur
ERİNÇLİ
Erinci olan, huzurlu, rahat
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki
ETOL
Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı
ETUNU
Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü
EYLÜL
Yılın dokuzuncu ayı
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga
EĞMÜR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus)
EŞÖLÇÜM
Noktalar arasındaki uzaklığı olduğu gibi koruyan noktasal dönüşüm, izometri