EKMEKSİ
Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi, ekmeğimsi
EKOLOJİ
Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı
ELEMENT
Kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan veya bileşim yoluyla elde edilemeyen madde
ELMAMSI
Elmayı andıran, elmaya benzeyen, elma gibi
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi
ENGEL
Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, ket
ERGEN
Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ
ERKEKSİ
Erkeği andıran, erkeğe benzeyen, erkek gibi, erkeğimsi, maskulen
ESKİMSİ
Eskiyi andıran, eskiye benzeyen, eski gibi
ESRARLI
Gizli yönleri bulunan, ne olduğu anlaşılamayan, akıl erdirilemeyen, esrarengiz
ETKİN
Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik
ETOLOJİ
Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan
ETYEMEZ
Genellikle et ve et türevlerini yemeyen kimse, vejetaryen
EVAZE
Etek ucuna doğru genişleyen (giysi)
EYVAH
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınma, üzülme sözü
EŞ
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri