FA
Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses
FABRİKA
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi
FAGOT
Tahtadan parçaları uç uca takılı, uzun bir boru biçiminde, perdeli bir üflemeli çalgı
FAHRİYE
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
FALTAŞI
Falcıların fala bakmak için kullandıkları değişik biçim ve renklerdeki taş
FAR
Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği
FAREOTU
Sütleğengillerden, mavi çiçekli, tohumları fare zehri olarak kullanılan bir bitki
FASET
Baskı işlerinde harf ve satırları formada tutmak ve sıkmak için kullanılan kama
FASKA
Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı
FASULYE
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
FASİKÜL
Büyük eserlerin ayrı ayrı bölümler hâlinde yayımlanan parçalarından her biri, cüz
FATSA
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse)
FAY
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)
FAZ
Elektrik geriliminde evre
FAZIL
Faziletli, erdemli (kimse)
FAZLA
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
FAZLACA
Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli, çokça
FAZİLET
Erdem
FAİL
Eden, yapan, işleyen
FAŞ
`Gizli olanı açığa vurmak, duyurmak, ortaya dökmek, dile vermek` anlamlarındaki faş etmek, `belli olmak, açıklanmak, ortaya çıkmak` anlamlarındaki faş olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
FE
Demir elementinin simgesi
FEDAİ
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti
FEDAİCE
Fedai gibi, fedaiye yakışır bir biçimde
FEDERAL
Federasyon durumunda birleşmiş olan
FEKE
Adana iline bağlı ilçelerden biri
FENER
Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı
FENOL
Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur
FERSUDE
Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
FERİZLİ
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
FES
Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık
FETHİYE
Muğla iline bağlı ilçelerden biri
FIRIN
İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak
FIRTINA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr
FISKİYE
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık
FITIK
İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık
FLANDRA
Genellikle ince bezden yapılmış, uçkurluk bölümü dar, kurdele biçiminde bayrak
FLEGMON
Deri altındaki veya organlar arasındaki katılgan dokunun iltihaplanması
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü
FOK
Etçiller takımının fokgiller familyasından, 1-2 metre boyunda, postu değerli, memeli deniz hayvanı, ayı balığı (Phoca)
FONDA
Geminin demir attığı yer
FONDÜ
Terbiyelenmiş ve şişe dizilmiş kuşbaşı etin veya peynirin önceden kızdırılan yağ içinde ve ortaya konulan ispirto ocağı üzerindeki kapta pişirilmesiyle yenen bir tür yemek
FORMÜLE
`Bir düşünceye bir anlatım biçimi vermek` anlamında kullanılan formüle etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
FORMİKA
Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür madde
FORUM
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan
FOSİL
Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl
FOSİLLİ
İçinde fosil bulunan
FRENK
Anglosakson, Cermen veya Latin ırklarının birinden olan kimse