GEYVE
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
GEYİK
Geyikgillerden, erkeklerinin başında uzun ve çatallı boynuzları olan memeli hayvan (Cervus elaphus)
GEZEGEN
Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı, seyyare, planet
GEZİMCİ
Aristotelesçi
GEÇÇE
Biraz geç olarak, geç saatlere yakın
GEÇİM
Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet
GEÇİT
Geçmeye yarayan yer, geçecek yer
GG
Türk alfabesinin sekizinci sırasında yer alan ve Ge adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak patlayıcı ünsüzlerinin yumuşaklarını gösterir
GIDIM
Küçük bir parça, bir miktar
GIK
`Ses çıkarmasına fırsat vermemek` anlamındaki gık dedirtmemek, `ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak` anlamındaki gık demek, `sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak` anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
GIRNATA
Klarnet
GNAYS
Kuvars, mika ve feldspattan birleşmiş kayaç
GOL
Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı
GOLTOTO
Futbol maçlarındaki en çok gollü sonuçları önceden kestirip para ödülü kazanmak temeline dayanan bir oyun
GOTÇA
Gotların dili
GRAFİTİ
Duvar yazısı
GRAVYER
İsviçre'de yapılan bir tür sarı, yağlı peynir
GREK
Yunan uygarlığının MÖ 800 ile MÖ 323 yılları arasındaki antik döneminde yaşamış olan halk
GRENA
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
GREYDER
Altında bulunan ve değişik açılarda çalışabilen bıçağı ile toprağı kazıyan veya yayan yol makinesi
GROGİ
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör
GROSTON
Bir geminin kullanılan bölümünün ton birimi cinsinden karşılığı
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu
GRİZU
Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde
GUARANİ
Paraguay para birimi
GUARD
343 oyun kurucu
GUDUBET
Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin
GURULTU
Sindirim yollarından bir sıvı geçerken çıkan sese verilen ad
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk
GÖBELEK
Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar
GÖBÜT
Yuvarlak, yassı, içine yumurta vb. malzemeler konan ekmek
GÖK
İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza
GÖKKUMU
Gök taşlarında görülen küresel tanecikler
GÖKTAŞI
Gezegenlerin arasında hareket eden, tümüyle gaz durumuna geçmeden yeryüzüne ulaşan katı cisim, hava taşı, şimşek taşı, uzay taşı, meteor, meteor taşı, meteorit
GÖKTÜRK
VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk
GÖL
Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü
GÖLET
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet
GÖMÜT
Mezar
GÖNYE
Dik açıları ölçmeye ve çizmeye yarayan dik üçgen biçiminde araç
GÖRELİK
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
GÖTÜRÜM
Kötü ve güç durumlara karşı koyabilme gücü
GÖZ
Görme organı, basar
GÖZDE
Benzerleri arasında nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse veya şey), favori
GÖZETİM
Gözetme işi, nezaret
GÖZGÖZE
Birbirine bakar bir biçimde
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut
GÖÇ
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret
GÖĞÜS
Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine
GÜBRE
Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre