GEÇİRME
Geçirmek işi
GEÇİRİM
Geçirme işi
GEĞİRME
Geğirmek işi
GEĞİRTİ
Geğirme sırasında çıkan sesin adı
GG
Türk alfabesinin sekizinci sırasında yer alan ve Ge adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak patlayıcı ünsüzlerinin yumuşaklarını gösterir
GICIR
Yeni
GIDIM
Küçük bir parça, bir miktar
GIK
`Ses çıkarmasına fırsat vermemek` anlamındaki gık dedirtmemek, `ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak` anlamındaki gık demek, `sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak` anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
GIR
Söz, lakırtı
GIRLA
Alabildiğine, çokça
GIRNATA
Klarnet
GIRTLAK
Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere
GLOKONİ
Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat
GNAYS
Kuvars, mika ve feldspattan birleşmiş kayaç
GOLTOTO
Futbol maçlarındaki en çok gollü sonuçları önceden kestirip para ödülü kazanmak temeline dayanan bir oyun
GOMALAK
Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine
GRADO
Bir sıvının içindeki alkol derecesi
GRAMLIK
Belli bir gram ağırlığında olan
GRANDÜK
Büyük bir düklüğün egemenine verilen ad
GRAVYER
İsviçre'de yapılan bir tür sarı, yağlı peynir
GRENA
Nar çiçeği renginde bir süs taşı
GROSTON
Bir geminin kullanılan bölümünün ton birimi cinsinden karşılığı
GRİ
Kül rengi, boz renk, demir rengi, demirî
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde
GUARANİ
Paraguay para birimi
GUATR
Boyundaki troit bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık, guşa, cedre
GUDUBET
Yüzüne bakılmayacak kadar sevimsiz ve çirkin
GUGUK
`Tek başına kalmak veya oturmak` anlamında kullanılan guguk gibi kalmak veya guguk gibi oturmak deyimlerinde geçen bir söz
GULET
İki direkli, yelkenli savaş gemisi
GURME
Tatbilir
GURULTU
Sindirim yollarından bir sıvı geçerken çıkan sese verilen ad
GURUR
Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir
GÖBELEK
Rengi siyah beyaz veya bej beyaz olan, kurutulabilen, yenebilen bir tür şapkalı mantar
GÖKTÜRK
VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk
GÖLBAŞI
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
GÖLET
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet
GÖLYAKA
Düzce iline bağlı ilçelerden biri
GÖLÜK
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan
GÖMEÇ
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
GÖRELİK
Eşyayı, kavramları veya tasarımları birlik, bağlılık, birliktelik vb. durumlarda toplayan görünüş veya nitelik, bağıntı, izafet, rölativite
GÖRENEK
Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet
GÖREV
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş
GÖSTERİ
İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun
GÖVDE
Bir şeyin asıl bölümü
GÖZENEK
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
GÖZER
Buğday, toprak vb.nin elendiği iri gözlü kalbur
GÖZGÖZE
Birbirine bakar bir biçimde
GÖZNURU
Yoğun bir emek sonucu ortaya çıkan iş
GÖÇ
Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi, taşınma, hicret, muhaceret
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi