HAVAHOŞ
`bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok` anlamında kullanılan bir söz
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLAMA
Havlamak işi
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
HAY
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz
HAYBE
Boş, işe yaramaz, anlamsız iş
HAYDAMA
Haydamak işi
HAYLAMA
Haylamak işi
HAYROLA
`Ne var, ne oluyor` anlamında kullanılan bir söz
HAZAR
VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse
HAÇLAMA
Haçlamak işi
HAŞAT
Darmadağınık, işe yaramaz, bozuk, kötü
HAŞLAMA
Haşlamak işi
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius)
HEDEMEK
onamak
HEDER
Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma
HELAL
Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için `özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki` anlamlarında kullanılan bir söz
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HEMOFİL
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester
HENGAME
Patırtı, gürültü, kavga
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
HEPSİ
Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi
HER
Önüne geldiği ismin benzerlerini `teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı` anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
HERDAİM
Her zaman, daima
HERGELE
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek
HEZEYAN
Saçmalama
HIFIZ
Saklama
HIŞIR
Olmamış meyve
HIŞLAMA
Hışlamak biçimi veya işi
HODRİ
`Kendine güvenen ortaya çıksın, işte meydan` anlamında hodri meydan deyiminde geçen bir söz
HOHLAMA
Hohlamak işi
HOKKA
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap
HOMOLOG
Bir başkasının tam olarak yerini tutan
HOP
Uyarmak amacıyla kullanılan bir söz
HOPLAMA
Hoplamak işi
HORLAMA
Horlamak işi
HORULTU
Horlama sırasında çıkan sesin adı
HOVARDA
Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse)
HU
`Neredesin, bana bak` anlamlarında, genellikle kadınlar tarafından kullanılan bir seslenme sözü
HURRA
Genellikle Batılı uluslarda hep bir ağızdan `yaşa` anlamlı destek vermek amacıyla kullanılan bir söz
HUTBE
Cuma ve bayram namazlarında minberde okunan dua ve verilen öğüt
HUĞ
Çubuk veya kamıştan yapılmış bağ ve bahçe kulübesi
HÜSEYNİ
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
HÜZÜN
Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı
HİCAZ
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam
HİNDİ
Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo)
HİTAM
Son, bitim
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz