HARIN
Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden (hayvan)
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
HARÇLIK
Ufak tefek gereksinimler için harcanacak para
HASAT
Ürün kaldırma, ekin biçme işi
HASATÇI
Ürün kaldırma, toplama, ekin biçme işi ile uğraşan kimse
HASTANE
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu
HASUN
Kepeğinden bütünüyle ayrılmış birinci sınıf un
HATAY
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
HATAYLI
Hatay ilinden olan kimse
HATIL
Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi
HATIR
Düşünme, akılda tutma, hafıza, zihin, akıl, yâd
HATMİ
Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis)
HAV
Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy, ülger
HAVAHOŞ
`bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok` anlamında kullanılan bir söz
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLU
Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez
HAVRA
Sinagog
HAVSA
Edirne iline bağlı ilçelerden biri
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
HAVUÇ
Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen, iki yıllık otsu bir kültür bitkisi, yeregeçen (Daucus carota)
HAVYA
Madenlerle yapılan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet
HAVİ
İçinde bulunduran, kapsayan
HAY
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist
HAYBECİ
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse
HAYDA
Hayvanları harekete geçirmek için kullanılan söz
HAYDARİ
Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka
HAYDİ
İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi
HAYIF
Haksızlık, insafsızlık
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
HAZAR
VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse
HAZNE
Hazine
HAZRO
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip
HAİNLİK
Hain olma durumu
HAŞA
Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz
HAŞÖYLE
yapılan bir işin beğenildiğini anlatan bir söz
HE
Helyum elementinin simgesi
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius)
HELAL
Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı
HELEBAK
şaşkınlık veya dikkati çekmek için söylenen bir söz
HELME
Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için `özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki` anlamlarında kullanılan bir söz
HEMCİNS
Aynı cinsten olan
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HEMOFİL
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
HER
Önüne geldiği ismin benzerlerini `teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı` anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
HEREK
Asma, fasulye vb. sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık, ispalya
HERGELE
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek