HAVASIZ
Havası olmayan, hava almayan
HAVLU
Vücudun çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
HAVYA
Madenlerle yapılan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet
HAVİ
İçinde bulunduran, kapsayan
HAYA
Er bezi
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya
HAYALAT
Hayaller
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist
HAYALEN
Hayalî olarak
HAYALET
Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler
HAYALLİ
Hayali olan
HAYASIZ
Utanması olmayan, sıkılmayan
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu
HAYBE
Boş, işe yaramaz, anlamsız iş
HAYIR
İyilik, karşılık beklenmeden yapılan yardım
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
HAZAR
VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse
HAZIRUN
Bir toplantıya katılanlar
HAZRO
Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip
HAİN
Hıyanet eden (kimse)
HAŞA
Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz
HAŞAT
Darmadağınık, işe yaramaz, bozuk, kötü
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı
HAŞÖYLE
yapılan bir işin beğenildiğini anlatan bir söz
HAŞİR
Toplanma, bir araya gelme
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius)
HEDER
Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma
HEKİM
İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip
HELAL
Dinin kurallarına aykırı olmayan, dinî bakımdan yasaklanmamış olan, haram karşıtı
HELEBAK
şaşkınlık veya dikkati çekmek için söylenen bir söz
HELVA
Şeker, yağ, un veya irmikle yapılan tatlı
HELVACI
Helva yapan veya satan kimse
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için `özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki` anlamlarında kullanılan bir söz
HEMAYAR
Denk, eşit
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HEMŞİRE
Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı, şvester
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
HER
Önüne geldiği ismin benzerlerini `teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı` anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz
HEREK
Asma, fasulye vb. sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık, ispalya
HERGELE
Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek
HERİF
Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr
HEY
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba
HEYBECİ
Heybe yapan veya satan kimse
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu
HEZEYAN
Saçmalama